Müminler Arasındaki Münafıklar

Müminler Arasındaki Münafıklar

Cemaatin Zaman Gazetesi yazarlarından Ali Ünal, 30 Aralık 2013 tarihli köşe yazısına, “iki yıldır, çevremdeki arkadaşlara ve bazı sohbetlerde, Türkiye’de çok önemli hadiseler yaşanabilir; fırtınalar kopabilir; öyle ki, Camia’nın dershaneleri kapatılabilir; okullarının, yurtlarının üzerine gelinebilir. Bürokraside tümden tasfiyeler yaşanabilir. İhanetler, içeriden önemli çökmeler olabilir diyordum” ifadeleriyle başlamış.

Yazısının devamında, tarihin aslında mislî tekrarlardan, Sünnetullah denilen aynı mahiyet üzerinde farklı kimliklerle temsil edilen hadiselerden ibaret olduğunu vurgulayarak inananlar arasında tekrarlayan ihanetlerden örnekler vermiş. Bunu yaparken de İslam ve Musevilik tarihine dair, her iki peygamberin yaşadıkları zaman dilimlerinde karşılaştıkları ihanetlerin altını çizmiş. Bu noktada yaptığı vurgu ise çok önemli, zira ‘müminler arasındaki münafıklar’ tabirini kullanmış.

Müminler arasındaki münafıklar…
Mümin kim, münafık kim?

Buradan bakınca kendini mümin, karşıdakini münafık görüyorsun. Bu belli…
Karşıdan bakan da seni münafık, kendisini mümin görüyor. Bu da belli…
Cemaat ve hükûmet…
Mümin ve münafık…
Münafık ve mümin…

Biz ikinizden de değiliz…
Cemaatten ve onun tarik’inden değiliz…
Hükûmetten ve onun tabanından da değiliz…
Ruhani anlamda yakınınızda bile değiliz…

İyi de bizim de kendimize göre inancımız var, inançsız da değiliz…
Biz sadece bizi mümin veya münafık diye kategorize etmenize izin vermeyenlerdeniz…
Biz imanın ölçülemeyeceğini, herkesin kendi içinde yaşaması veya yaşatması gerektiğini söyleyenlerdeniz…
İmanın ve Yaradan’ın reklamını yapmanın aslında Din’in taşıdığı anlama ters düştüğünü bilenlerdeniz…
Bu mânâda biz birbirine saygıyla yaklaşan ateist ve dindarın özgürce ve kardeşçe birarada yaşayabileceğini düşünenlerdeniz…

Yani biz LAİK’iz…

Üstelik şunu iyi bilin ki sayıca da biz sizden fazlayız, ama kibri sevmeyiz…

Kötü mü bu anlattıklarım yahu…

İki gruba da sesleniyorum!

Dine siyaset karıştırmayın…
Dini siyasallaştırmayın…
Kaş yapacağım derken göz çıkartmayın…
Din yayacağım derken dinden çıkmayın…

Kendinizi cennet yerine cehennemde bulacaksınız, haberiniz olsun…

Not: Bu makaleyi okuyan dostlarımın, 27 Aralık 2013’te yayımlanan ‘Allah ve Muhammed Adına, Öyle mi’ başlıklı makalemi de okumalarını rica ederim…

( http://tayfunbudak.com/?page_id=173 )

Tayfun Budak, 30 Aralık 2013

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>